17 Ağustos 2012 Cuma

sac beyazlamasına bitkisel cozum


Saç Dökülmesine ve Saç Kırlaşmasına Karşı Mineral - Vitaminler
Resim yazısı ekle

Para-Aminobenzoik Asit
B kompleks grubunun az bilinen katkı maddesi PABA ve beyazlamış veya kırlaşmış
saçları yeniden eski rengine döndürdüğü bilinmektedir.. Fareler ve çeşitli hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, siyah tüylü hayvanların PABA vitamini açısından az beslendikleri, tüylerinin beyazladığı gözlenmiş. Aynı hayvanlara bu vitamin yeniden verildiğinde tüylerin normal rengine döndüğü görülmüş. Saçları kırlaşmış veya komple beyazlamış  insanlar üzerinde yapılan deney ve araştırmalarda, her yemekten sonra 200-220mg
PABA vitamini verilen Şahısların, saçlarının yüzde 90 oranında eski rengine döndüğü görülmüştür. Yapılan başka araştırmalarda da PABA ile beraber alınan Folik Asit'in de saçların eski rengine dönmesine yardımcı olduğu bilinmektedir.
Vücuttaki PABA, Biotin, Folik Asit ve Pantotenik Asit noksanlığının saç rengini etkilediğine
inanılıyor. Saç, B vitaminleri açısından zengin bir diyetle yeniden eski rengine dönebilir, rengin değişmediği ender vakalarda da saçın kalitesinin ve büyüme hızının çok arttığı gözlenmiştir.

PABA ve B vitamini, karaciğer, böbrek, hububat ve mayada bulunuyor. En zengin B vitamini kaynağı, karaciğer.

15 Ağustos 2012 Çarşamba

sonbaharda saç dökülmesi



 Sonbaharda, bazı insanların hafif şekilde yaşadığı deri değişimi, havaların soğuması, ısıtma sistemlerinin ortam nemini azaltması, günlük yorucu stresli ,düzensiz beslenme, şehrin kargaşası, rüzgar gibi etkenlerle de birleşince, saç dökülmesi artar.

Bu dönemde artan saç dökülmelerinin mevsimsel olduğunu belirten Prof. Dr. Adnan Görgülü, “Saçlarda görülen günde 100-150 tel dökülme normaldir. İnsanlar sonbaharda “saçlarım dökülüyor” diye üzülmesin. Bu doğaldır. Sonbaharda dökülen saçların yerine, kış aylarında vücut soğuğa alıştığı için yerine daha sağlıklı saçlarınız çıkar. Çıkan yeni saçlar da ilkbaharda canlanarak, belirgin hale gelecektir' dedi.

 Kış aylarında artan saç dökülmesi olduğunda bir cildiye doktoruna gitmekte fayda olduğunu belirten Prof.Dr. Görgülü “Sonbaharda saçlardaki dökülmeye kafa derisi altında içinde damar ve sinirlerin bulunduğu “saç soğanı” adı verilen kısmın daralması neden oluyor.

Soğukta her şey daralır. Sonbahar aylarında da havaların soğumaya başlamasıyla birlikte saç soğanı da daralır ve büzüşür. Saç soğanı eski ölçüsüne göre daha küçük olunca içindeki saçı besleyen damarlar da küçülür. Bu nedenle saç daha az beslenmiş olur. Bir süre sonra beslenme yeterli gelmeyince de saç dökülür” dedi.

Dermatoloji uzmanı Dr. Erçin Özüntürk'e göre, aşırı dökülmenin önüne geçmekte doğru şampuan seçiminin önemi büyük. kesinlikle tercihimiz bitkisel özlü olmalıdır.

Ayrıca saçlı deri mezoterapisi ve ElectroTrichoGenesis (ETG) denilen tedavi yöntemleri dökülmeyi önemli oranda durdurarak, yeni saçların oluşumuna yardımcı olur. ETG cihazı ergonomik olarak tasarlanan bir koltuk ve üzerinde elektrotlar bulunan yarı küresel bir başlıktan oluşur. Enerji, başlığın içinde oluşan düşük seviyeli elektrik alanıyla pasif olarak kafa derisine iletilir. Bu elektrik alanı, küçük doku penetrasyonuyla kafa derisini uyarmak amacıyla kullanılan düşük frekanslı ve düşük yoğunluklu minik vuruş darbeleriyle oluşturulur. Sonuçta kan akışı hızlanır, oksijen geçişleri artar ve saçlardaki dökülme durdurulur.

13 Ağustos 2012 Pazartesi

normal günde sac dökülmesi


cıbadem Kocaeli Hastanesi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Arda Eminzade, saç dökülmesi ile ilgili olarak, saçlarda her gün ortalama 50 ile 100 tel kaybının normal olduğunu söyledi.

Dr. Arda Eminzade, "Saç büyümesi ve dökülmesi bilimsel açıdan üç farklı aşamadan oluşuyor.Aktif büyüme fazı (anajen), geçiş veya ara faz (katajen) ve dinlenme fazı (telojen). Sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90'ı büyüme halinde ve yüzde 10'u ise dinlenme evresinde bekliyor. Her gün ortalama 50-100 adet tel kaybını normal olarak kabul ediyoruz. Bu sayının üzerindeki saç dökülmesi zaman içinde saçların seyrelmesine sebep olur. Genel olarak seyrelmenin sebebi, büyüyen saçların azalması, dinlenme fazındaki saçların artışı ve saçların incelmesinden kaynaklanıyor" dedi.

Kadınlarda yaygın ve iz bırakmayan saç dökülmesinin iki ana kategoride değerlendirildiğini anlatan Eminzade, "Kadın tipi saç dökülmesi ve telojen effluvium (dinlenme fazı saç dökülmesi). Bu iki kategori dışında, yaygın alopesi areata (saçkıran) ve saç kaybına sebep olan bazı genetik hastalıklar da kadınlardaki yaygın saç kaybının diğer sebeplerindendir. Kadın tipi saç dökülmesi ön veya tepe kısmındaki saçların azalması ve incelmesi şeklinde görünür. Genelde orta hattaki saçlarda incelme daha belirgindir.

Kadınlardaki saç dökülmesi, farklı şiddetlerde görünmekle birlikte, kadınlarda genellikle saç ön çizgisi korunmuş olur. Bazen özellikle menopoz sonrası dönemde erkek tipi saç dökülmesi gibi ön saç çizgisinde gerileme görülebilir. Dinlenme fazı saç dökülmesinde genel bir saç dökülmesi söz konusudur ve hasta saçlarını tararken çok sayıda saçın dökülmesinden şikayet eder. Ön ve tepe kısmındaki saçlarda erkeklik hormonu (androjen) duyarlılığı var. Kadın tipi saç dökülmesine hormon dengesizliği sebep olabilir. Dinlenme fazı tipindeki saç dökülmesinde yoğun stresli olaylar, doğum, emzirme, ateşli hastalıklar, bazı ilaçlar ve tedaviler, doğum kontrol haplarının kesilmesi, kilo verme, yoğun diyet, kansızlık, tiroid bezi hastalıkları (guatr), genel anestezi, ameliyat, psikolojik olaylar (boşanma, yakınını kaybetme) ve fiziki travmalar etkilidir.Kadınlarda yaygın saç dökülmesi daha çok dinlenme fazı tipi şeklinde görünür ve bu durum en sık kansızlık (anemi) yüzünden başlar. Aşırı ve uzun süreli adet kanamaları, dengesiz beslenme ve vejeteryenlerde kansızlık gelişebilir. Kadın tipi saç dökülmesinde genetik faktörlerin etkili olduğu tam olarak kanıtlanmamıştır. Tahmin edilen genetik geçiş tarzı, birçok genin etkili olması yönündedir. Yaş olarak, ergenlik dönemi sonrası başlayabilir, fakat bu tip saç dökülmesinde çoğu zaman 40-50 yaşlarında saç kaybı şikayetleri başlar. Telojen effluvium her yaş grubunda başlayabilir" ifadelerini kullandı.

Saç dökülmesinin özellikle travmatik olaylarda 2-5 ay sonra başladığını dile getiren Eminzade, "Bu tip saç dökülmesinde genetik faktörlerin etkisi bilinememektedir. Kadınlarda saç dökülmesinin nedenleri ilk olarak ayrıntılı muayene, çekme testi (pull test) ve saç telinin mikroskopik incelenmesi gerekir. Hormonal dengesizlik belirtileri var ise eğer (adet düzensizliği, tüylenme vs) kan tetkikleri ile hormon profili istenir. Ayrıca kansızlık, protein kaybı ve diğer faktörlerin etkileri, farklı ve ayrıntılı
kan tetkikleri ile araştırılır. Trikogram cihazıyla saçların daha fazla ayrıntısı elde edilebilir. Büyüme ve dinlenme fazındaki saçların oranını hesaplarken, saç dökülmesinde teşhis ve dijital kayıtlar ile tedaviye cevabın takip edilmesi mümkün olup, daha başarılı ve bilimsel bir yaklaşım sağlanır. Tedavi tamamen sebebe dayalıdır. Kansızlık durumunda eğer demir veya vitamin eksikliği kanıtlanmışsa, demir ve vitamin eksikliği tedavi edilir. Tiroid hastalığı durumunda endokrin uzmanı gözetimiyle tedaviye başlanır. Eğer aşırı diyet ve yetersiz beslenme durumunda, protein eksikliği varsa, protein replasman tedavisi verilir. Yumurtalık ve böbrek üstü bezinden salgılanan androjen hormonların fazlalığı tespit edilirse, anti-androjen ilaçlar verilebilir. Tedavinin diğer ayrıntıları hastanın özel durumları değerlendirilerek planlanır. Bazı kozmetik ürünler, güneş ışını, x-ışını, sıcak, çekme ve su, saç dokusu üzerine olumsuz etki yaparak, saçların incelmesine sebep olabilir. Sağlıklı saç teli çevresel faktörlere karşı dayanıklıdır. Hasar görmüş saçlar daha kolay şekilde kozmetik ürünlerden etkilenerek, kırılgan olur ve dökülmeye uğrar. Unutmamak gerekir ki kozmetik ürünlerin büyük bir kısmı zararsızdır. Hatta saç yapısında olumlu etkileri de olabilir" diye konuştu.

Dr. Arda Eminzade, saç ekme ve saç çıkarttığı iddia edilen bitkisel ürünlerle ilgili olarak da, "Saç ekimi çeşitli tekniklerle yapılabilir. Kadınlarda özellikle mini-graft yöntemi seyrek alanlara yapıldığında iyi sonuçlar alınabilir. Saç ekiminde cerrahi yöntemlere başvurmadan önce, diğer tedavi yöntemlerinin değerlendirilmesi, uygun hasta seçimi ve uygun cerrahi tekniği iyice araştırılmalıdır. Bitkisel ürünlerin saç dökülmesi üzerindeki etkisini araştıran bilimsel yayınlar yeterli ve kapsamlı değildir.
Ancak bazı bitkisel ürünlerin antioksidan etkileri, vitamin içerikleri ve bazen hormonal dengeyi sağlayan özelliklerinin faydalı olduğu düşünülüyor" şeklinde konuştu.

25 Kasım 2011 Cuma

SAÇ DÖKÜLMESİ MEVSİMSEL Mİ

Günde 30 ile 70 arası, bahar aylarında ise günde 100’e kadar saç teli kaybı normal; ancak durum daha vahimse Minoxidil tedavisi imdadınıza yetişiyorYaşadığınız saç dökülmesi mevsimsel mi? Öyleyse bekleyin, her şey normale dönecek… Değil ise, bir an önce harekete geçip dökülen saçlarınıza Dur demelisiniz. Bunun için en etkin çözümlerden birini ise toksik madde içermeyen başarıyla uygulanan Minoxidil tedavisi sunuyor. Mevsimsel saç dökülmesinin nedenleri hala araştırılmaktadır. Ancak son çalışmalar; bahar aylarında güneş ışınlarının saç döngüsünü düzenleyen hormonların salgılanmasını arttırdığını gösteriyor. Özellikle bahar aylarında böyle bir durumla karşılaştığınızda endişelenmenize gerek yok. Ancak eğer mevsimler değişiyor, takvim yapraklarıyla birlikte saçlarınız da dökülmeye devam ediyor ise tedaviye başlamanın vaktidir! Minoxidil tedavisine başlamalısınız… Önce test edin Normal bir insanın kafa derisinde 100.000 saç kökü vardır. Her sağlıklı saç folikülü sayısız kez kendini yenileme yeteneğine sahiptir. Günde 30 ile 70 saç telinin dökülmesi normal kabul edilir. Mevsimsel değişimler ise bu sayıyı iki kat arttırabilir. Durum tespiti için, basit bir test uygulayabilirsiniz. Bu test için saçlarınızın en az iki gün yıkanmamış olması gerekmektedir. Testi uygulamak için önce parmaklarınızı saçınızın ön çizgisinden arkaya doğru götürün. Sonra, elinize gelen dökülmüş olan saçları bir kağıt üstüne koyun. Beş kere bu hareketi tekrarlayın. Eğer toplam 10’dan az saç varsa: Her şey yolunda saç kaybı normaldir. 10–15 saç varsa: Mevsimsel saç dökülmesi başlıyor denebilir. Saçlarınızı desteklemek tedavisine Minoxidile başlanılabilir. 15’ten fazla saç varsa: Saç kaybı var demektir. Minoxidil Tedavisine ihtiyaç vardır. Ayrıca mevsimlerin değişim dönemlerinde taze meyve ve sebzelerin çeşitlerinin değişimi göreceli bir vitamin eksikliğine yol açıyor olabilir. Bu dönemlerde saçın ihtiyaç duyduğu B2 B5 B6 vitaminlerinden besin desteği olarak alınması önerilebilir.

12 Kasım 2011 Cumartesi

saç dökülmesini önlemek

DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
Minoxidil kullanılmadan önce saç derisinin tamamen kuru olduğuna dikkat ediniz. Bu nedenle saçınızı yıkadıktan sonra havlu veya saç kurutma makinesi ile tamamen kurulayınız. *Kutuyla beraber gelen tüpü (applicator) 1ml çizgisine kadar doldurunuz. *Solüsyonu saç teline değil saç derisine uygulayınız. Minoxidil'i doğru uygulayabilmek için aşağıdakileri dikkat ediniz: *Minoxidil 'i uygulayacağınız bölümdeki Saçları elinizle toplayarak 1, 5 cm aralıklarla ayırın. *Bir eliniz ile saçları yukarıda tutarken diğer elinizle Minoxidil'i saç derisine uygulayın. *Solüsyonu saç derisine doğru olarak uygulamak için parmak uçları ile sıvıyı oval hareketlerle deriye iyice yedirin. Bu her zaman için zorunlu değildir. Eğer tübü dikkatli bır şekilde doğru uyguladıysanız elinizle ovalamaya gerek yoktur.*Minoxidil 'nin saç derisi tarafından tamamen absorbe edilmesi için 15 ila 20 dakika bekleyiniz. Bu bekleme süresinin ardından saçınız için jole gibi diğer saç bakım ürünlerini uygulayabilirsiniz.

%100 BİTKİSEL EN ETKİLİ SAÇ ÇIKARTICI
Minoxidil saç dökülmesi sorunu yaşanan bölgede saç derisine günde iki kez 20 damla şeklinde uygulanması gereken topikal bir ilaçtır.Amerikan ilaç Denetleme ve Onay Kurumu olan (FDA) tarafından belirlenen Good Manufacturing Pratices (GMP) şartlarına uygunlugu onaylanmıştır. Kelliği önleyen ve saçların yeniden çıkmasını sağlayan 5% minoxidil formülü içerir.Türkiye'de büyük saç ekim merkezleri tarafından kullanılan, Amerika'da Gıda ve ilaç Kurumundan (Food & Drug Assoc.) saç dökülmesini önleyen ve yeni saç çıkaran ilaç olarak onay alan tek üründür.
• Minoxidil androgenetik kellik sebebi ile büzüşen kıl köklerini genişleterek ve uzatarak etki gösterir.Saç tellerinin büyüyebilme fazını uzatarak, belli bir uzunluğa ulaşmadan dökülmemelerini de sağlamaktadır. Minoxidil kullanımının fayda göstermeye başlaması için ilacın en az 4 ay kullanması gerekir. Tedavinin nihai sonuçlarıysa minoxidilin aralıksız uygulanması şartı ile, bir seneden önce ortaya çıkmaz.Minoxidil saç dökülmesi sorunu yaşanan bölgede saç derisine günde iki kez 20 damla şeklinde uygulanması gereken topikal bir ilaçtır.Amerikan ilaç Denetleme ve Onay Kurumu olan (FDA) tarafından belirlenen Good Manufacturing Pratices (GMP) şartlarına uygunlugu onaylanmıştır. Kelliği önleyen ve saçların yeniden çıkmasını sağlayan 5% minoxidil formülü içerir.Türkiye'de büyük saç ekim merkezleri tarafından kullanılan, Amerika'da Gıda ve ilaç Kurumundan (Food & Drug Assoc.) saç dökülmesini önleyen ve yeni saç çıkaran ilaç olarak onay alan tek üründür.
%100 Doğal Saç Dökülmesine Çözüm
• Minoxidil'in androgenetik saç dökülmesi sebebiyle zayıflayan kıl köklerini büyülterek yeniden kuvvetlendirici etki yapmaktadır. Ayrıca kılların gelişme fazını süre olarak uzatarak, belli bir uzunluğa ulaşamadan dökülmesini engelleyici etki yapmaktadır. Minoxidil ilk kez damar genişletici etkisi ile dikkat çekmiş, tüylenmeyi artırıcı etkisi fark edilince kellik tedavisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Damar genişletici etkisi ile saçlı derideki kan akışını artırdığı için saçların daha güçlü beslemesini sağlamaktadır. %2 ve %5'lik konsantrasyonları bulunmaktadır. Minoxidil su, alkol ve glycol karışımının içinde, saçsız bölgeye sürülen bir losyon olarak kullanılmaktadır. Minoxidil kullanılmaya başladığı andan itibaren saçlarınızda gözle görülür bir gelişim etkisi yaratır.
Minoxidil uygulamasının ardından mutlaka elinizi bol sabunlu su ile yıkayınız.
Minoxidil uygulamasından sonra 4 saat boyunca saçlarınızı yıkamayınız.
Minoxidil 'i uygulamaya başladığınız ilk 2 hafta içinde normalden daha fazla saç dökülmesi görürseniz telaşlanmayınız. Bu saç hücrelerinde meydana gelen yenilenme ile oluşan normal bir durumdur.
Minoxidil 'den en yüksek verimi almak için kullanılan solüsyonun tamamen kuruması gereklidir.
Minoxidil Solüsyonun bilinen hiç bir yan etkisi yoktur.%100 bitkiseldir.
UNUTMAYIN DÜZENLİ VE DOĞRU KULLANIM SONUCU ÜRÜN ETKİSİNİ KATLAYACAKTIR.